Varis Hastalığı Nedenleri ve Belirtileri

Toplumda en yaygın oluşan sağlık problemlerinden biri de toplar damar genişlemesi yani varis hastalığıdır. Ülkemizde ve dünyada yaşamını sürdüren insanların çoğunda bulunmaktadır. Varis 3 çeşidi olan bir rahatsızlıktır . Kılcal, orta ve büyük varis olarak adlandırılır. Kılcal damarlardan dolayı oluşan varis görsel rahatsızlık dışında herhangi bir şikayete sebebiyet vermezken orta ve büyük olarak adlandırılan damar genişlemesi rahatsızlığı bir çok insan da şişlik, ağrı, acı, kramp, ağırlık ve yorgunluk hissi gibi şikayetlere yol açmaktadır. Bazı varis hastalarında ise hiç bir şikayet görülmeyebilir. Varis rahatsızlığı ertelenmemeli ve ciddiye alınması gereken bir rahatsızlık olup daha fazla ilerlediği taktirde varis ülseri ismi verilen bacak yaralarının oluşumuna yol açabilir.

Varisin Sebepleri Nelerdir?
Toplardamarların içerisinde bulunan ve kanı pompalama görevini üstlenen kapakçıkların hasar görmesi ve bu fonksiyonunu hiç yerine getirememesi ya da yarım yamalak getirmesi sonucunda pompalanmayan kan birikip basınç oluşmasına neden olur. Bu basınçla beraber damar genişlemeye maruz kalır. Ve böylece varis ismi verdiğimiz hastalık ortaya çıkar.

Kapakçıklar Ne İşe Yarar
Vücudumuzda kilometrelerce uzunlukta damar bulunmaktadır ve bu damarların çeşitli görevleri vardır. Toplardamarların görevi ise vücutta bulunan kirli kanı kalbe taşımaktır. Ayak ve bacak bölgesi kalp seviyesinden aşağıda olduğundan kanın yukarı gitmesini kapakçıklar sağlar. Tıpkı bir sibop görevi gören kapakçıklar kanı yukarı taşıyıp geri kaçmamasını sağlamakla görevlidir.

Kapakçıklar Neden Bozulur?
Üst kısımda kapakçıkların ne işe yaradığını ve aslında ne kadar önem teşkil ettiğini anlattık. Bu doğrultuda varisin neden olduğunu da çok iyi anlamış olduk. Peki bu kapakçıklar böyle stabil bir şekilde çalışırken neden bozulur? Bu sorunun cevabı olarak tedbirsiz davranışlar sebep oluyor diyebiliriz. Uzun süre ayakta ya da oturarak sabit bir şekilde hareketsiz durulması, ailesel yatkınlık (genetik), hamilelik, fazla kilo, ilerleyen yaş, menopoz gibi etkenler kapakçıkların bozulmasına ve varislerin ortaya çıkmasına etkendir. En büyük sebep hareketsiz yaşam tarzıdır.

Rahatsızlığın oluşumuna neden olan bu kapakçıklar maalesef onarılamaz. Henüz bilimsel olarak böyle bir tedavi sö konusu değildir. Bu sebeple tedavi ameliyatlı veya ameliyatsız tedavi uygulanması sonucu sorun çıkaran damarın ya da damarların yok edilmesi ile yapılır.

Varis Belirtileri ve Şikayetleri
Hastalığa neden olan sebep ve bu sebebi tetikleyen faktörleri yazımızda detaylıca ele aldık. Bu şekilde varis hastalığının tam ve net bir şekilde hangi sebeplerden kaynaklandığını öğrenmiş olduk. Şimdi de bu rahatsızlığa maruz kalan kişilerin hangi şikayetlere maruz kaldığını anlatalım. Varis belirtileri aynı zaman da şikayetleri olarakta izah edilebilir. Sıralayacağımız belirti ve şikayetler her ne kadar genel yakınmalar olsa da her varis hastası bu sorun ve sıkıntılara maruz kalmamaktadır. Bazı varis hastaları kesinlikle herhangi bir şikayet yaşamamakta tek sıkıntı olarak cilt üzerinden bariz belli olan damarlara şahitlik etmektedir.

Varis Nasıl Geçer?
Estetik açıdan kötü görünümün yanı sıra varisler ağrı, şişlik, ciltte renk değişimi, kramp, kaşıntı ve beraberinde kanama gibi şikayetlere neden olmaktadır. Ne yazık ki bu şikayetler kendi kendine geçmeyeceği için beklemek doğru değildir ve ciddi yaklaşılıp önlem alınması gerekmektedir. Eğer rahatsızlığın ilk başlangıç evresinde fark eder ve önlem alırsanız ilerlemesini ciddi anlamda önleyerek çok fazla şikayet yaşamazsınız. Fakat tabi hastalığı geriletmek ya da yok etmek mümkün olmayacaktır. Günlük yapacağınız en az 30 dakikalık yürüyüşler, çalışma esnasında hareketsiz kalmamak ve belli periyotlarda bacakların hareket etmesini sağlamak iyi olacaktır. Bunun dışında varis çorabı kullanımı, akşamları istirahat sırasında bacakların kalp seviyesinden yukarıda tutulması, sıcağa maruz kalınmaması gibi durumlarda varislerin ilerlemesini durduracak faktörlerdir.

Ameliyatsız Yöntemlerle Varis Tedavisi Olarak Kurtulabilirsiniz!
Geçmişte sadece klasik ameliyatlarla mümkün olabilen varis tedavisi son 15-20 yıldır ameliyatsız yöntemlerle yapılmakta olup son yıllarda da daha fazla gelişme göstermiştir. Varis türüne ve boyutuna göre uygulanacak çeşitli tedaviler söz konusudur. Dilerseniz bu yöntemleri kısaca ele alalım.

Lazer:
Bir çok sağlık probleminin tedavisinde kullanılan yöntem olan lazer, ısı enerjisi kullanılarak uygulanır. Yalnızca kılcal damar tedavisinde etkili olup orta veya büyük varislerin tedavisinde başarı gösteremez. 90 dereceye kadar ulaşan lazer ışınlarının verdiği ısıyı hastanın hissetmemesi için soğutucu jel kullanılır.

Radyofrekans:
Lazer benzeri bir yöntem olan radyo dalgaları yöntemi de yalnızca kılcal damarların tedavisinde etkili olmaktadır. Cilt üzerinden ve altından olmak üzere iki şekilde kullanılabilir. Radyo frekansın ince uçlu aleti kılcal damarlara dokundurmak suretiyle damarlar cilt üzerinden yok edilmektedir.

Köpük (Skleroterapi):
Orta ve kalın damarların tedavisinde yaygın olarak kullanılan etkili ve başarılı bir yöntemdir. Skleroterapi ve köpük tedavisi olarak iki isimle bilinir. Enjektör yardımıyla sorunlu damarlara ilaç enjekte edilerek damarların tahrip olması sağlanır. İlaç saf olarak enjekte edildiğinde skleroterapi, hava ile reaksiyona sokularak edildiğinde ise köpük yöntemi ismi verilir. Hava ile reaksiyona sokulan ilaç beyaz ve köpüğe benzer bir şekil aldığından ismi köpük tedavisidir. Enjekte edilen ilaç ise böbrekler aracılığıyla vücuttan dışarı atılmaktadır.

Varis Ameliyatı
Geçmişe dayalı en köklü tedavi tabi ki klasik ameliyattır. Fakat günümüzde üstte de tanımladığımız ameliyatsız yöntemler yaygın olarak kullanılmaya başladığı ve avantajlı olduğu için çok tercih edilmemektedir. Ameliyatta kesi, dikiş, pansuman, istirahat, iş, özel ve sosyal hayat kaybı yaşanır. Dezavantajları çok fazla olduğundan tavsiye edilmediği gibi hastalar tarafından da tercih edilmemektedir.

Ameliyatsız varis tedavisi ayrıntılı bilgi ve tedavi ücretleri için https://www.ideaklinik.com.tr/tedavi-fiyatlari/ sayfasından formu doldurarak ulaştırabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir